18 Ekim 2007 Perşembe

blogger zodyak yılı


uzun zamandır çalıştığım için ne bi şeyler çizebiliyordum.. ne de yazabiliyordum bloğuma.. aslında hiç bi şey yazamıyordum.. hımm .. farklı bi şey dememişim zaten.. neyse efendim.. sadece ordaki burdaki maillerimi okuyordum.. blogcuları takip ediyordum daha çok.. derken profilimi bir kontrol edeyim dedim.. yani can sıkıntısından... aha bir de ne göreyim.. aslında daha öncede vardı o.. çok iyi hatırlıyorum.. ama bugün farkettim.. evet hazır mısınız.. benim zodyak yılım DOMUZ ... evet domuz.. oiğnk!! oiğnk!!

böylece kalbim kırıldı... blogger benim kalbimi kırdı.. kimdir bu adam.. nedir diye sorarsanız blogger'a... büyük ihtimalle "zodyak yılı var ya bunun?".. "ee?".. " DOMUZ yılı anacım!!"... "ne diyosuuunnn??!!".. der kesinlikle blogger arkamdan

zodyak burcu nedir bilmiyorum.. gittim öğrendim.. tek öğrendiğim şey.. tavşanlarla ve koyunlarla iyi anlaştığım.. bu kadar.. :)

11 Ağustos 2007 Cumartesi

eski yazıları yayınlıyorum..

evvet sevgili okuyucularım... bugün gittim taa erzurumlara... sabah tezeğe girmiştim resmen.. dize kadar kara battım.. ama habercilik aşkı ve elbbette siz.. sizleri seviyorum sevgili okuyucular.. yine her şeyi dakika dakika not alıyorum.. bugün de jesukan efendiyle görüşeceğiz.. kendisi.. mükemmel bir sanatçı olduğunu iddaa ediyor.. erzurum halkıysa " ha- o mu.. öggüzün önde gideni o " diyor.. şimdi evinin önüne geldik bile..
" jesukan beyy!!!"
" la kim o..."
" benim efendim.. aman diyimm elinde tüfek var..!!!!"
bam!!! bam!! bumm!!!
" durun jasukan bey.. ben saçmalama hakkından geliyorum... hatırladınız mı telefonla konuşmuştuk.."
" getirdin mi piley siteyşımı..."
" evet buyrun.."
" iki olcak hee.. iki değilse kaç.."
" yok-yok iki bakın.. güzel oyunlar da getirdim.."
" hay sen çok iyi bi adamsın.. he- mi çok yaşa.."
" saolun.. yalnız tüfeği indirsek.."
" bu babamın tüfengi.. çifteli.. a-bunla domuz vurmuş.. yaban domuzu.. kocaman.."
" eminim vurmuştur. zavallı domuz.."
" efendim..?"
" içeri girelim.. burası çok soğuk diyorum.."
" he- gir gir..."
" ohh.. evet.. başlayalım isterseniz.. daha türkiyenin diğer uçlarına gidicem.."
" başla bagalım.."
"efendim ilk önce şunu sorcam.. isminiz jasukan di mi.."
" hee.. evet.."
" anlamı nedir.."
" ühü.. fırkkhh!!"
" aman efendim noldu hayırdır.."
" çoook derin bi konuya parmak bastın.. babam.. fırkhh!! benim ha babam var ya babam.."
" evet herkesin bir babası var."
" OTTUR ULAN ŞURAYA AYAKTA DİKİLME!!! benim babam.. nüfus memuruna adımı söylerken boğazı gıcık yapmış.. aslında benim adım berkant olcak mış.."
" nea? berkant mı.. burhan ya da osman ismail olmasın.."
" la sen bağa yalancı mı diyiysın.. OTUR ÜLEE!!"
" yok efendim oturdum bakın.. ehe.. jasukan da iyi bir isim.. vatikan gibi.."
" vatikan ne.. "
" hristi..."
" nea.. oyy lanetlendim mi ben şinidi .. oğğyyy!!!! vay başıma gelenler.. oğyy..."
" yok yok.. şey diycektim.. vatikan hristaiyanların müslüman olmak için ve erzuruma gelmek için vardığı bir sembol.. yaa.."
" erzuruma beklerim hepiciğini gelsinler.. destursuz gelmesinler yalnız.."
" tabi.. şimdi ikinci sorum da şu.. sanatla uğraştığınız doğrumu.."
" evett.. ben sanatçıyım... çok güzel van goglarım var benim.."
" effendim.?? anlamadım..."
" van gog ciziym diyim.. sağır mısan..."
" eheh.. heğğ.. iyi çok güzel... hımm.. neyse.. o zaman üçüncü soruya geçim.."
" dur bak sana resim gösterem bi dene..."
" tabi..-tabi.."
" aha bak bu.."
" sanırım bu resim henüz bitmemiş.. hımm. kömürle mi yaptınız bunu.."
" evet.. enfes di mi.."
" evet.. bu adamlar kim.."
" şimdi.. ha bu gız ineğ sağmaya çalışırken.. bi dene arsız geliyo.. gıza kur yapıyo.. ha bu adam da babası elinde tüfekle kafasının pekmezini akıtiy.."
"hımm.. çok şahannee.. ellerinize sağlık.."
" saol yavrum.. "
" şimdi hayatın anlamını biliyorum demişsiniz.."
" hee.. o soru.. a bu köy de bag.. herges bana.. ögüz avcısı diyiy.."
" öküzün önde gideni olmasın o.."
" efendim ?"
" evet diyorum doğru.."
" heh- onlar bile geldi evime.. nedir diyiy.. eşya getiriy.. ama gimse piley siteyşın getirmediydi.. sen getirdin.. aha sana söyliycem şimdi.."
" evet dilniyorum .."
" küçük atta civcivler yesin.."
" efendim.."
" civcivin var mı ..senin evde"
" y-y-yok tabi ki de.."
" o zman neyi ufak atıyonn..? a-bunu sor gendine.. civ civ yoksa kim yiycek.. de hade bakem.. hayatın anlamı budır.."
" evet sevgili okuyucular.. bir kez daha bir röportajımızın sonuna geldik.."
" ha bu nası guruluyo.. gavurca bu yardım et az hele.."
" inşallah bi daha ki sefere daha iyi konularla.. karşınızda olacağım.."
" la sana diyim gazma herif ..gime gonişiyn.. gel buraya.."

yazan : ferhat vural sezgin

eski yazıları yayınlıyorum..

" evet sevgili dinleyiciler.. şimdi de balıkesirden Kenan bey le konuşacağız.. merhaba Kenan Bey.."
" ooooo.. saoulun meltem hanım.. saolunn... siz nasılsınız.."
" sağolun efendim bizler de iyiyiz.. bugün bayram .. bayramınız kutlu olsun Kenan Bey.."
" yavv bana bayram deme allah aşkına meltem.. bana allah aşkına bayram deme..."
" Aman efenidm niyetim kötü değildi .. hayırdır ne oldu efendim.. paylaşın lütfen.."
" yahuvv.. neyi paylaşam senle.. allah aşkına meltem.. az aklın yerinde olsunn.."
" Pardon .. şey ben yani.. onu demek istemedim.. ne anladınız bilmiyorum.."
" yahu .. ben anladım seni.. bagk.. bagg.. var ya bayrama burdan sesleniyorum.. bayrammm.. lahooğlumm.. beni duyiymisin.... a borcunu öde .. yoksa karşıma çıkma yolda.."
" şimdi anlıyorum.. bayram diyince ben.."
" evet siz bayram deyince a- ben de o kazma bayram ı hatırladım bir an.."
" aman efendim estağfurullah.. lütfen öyle kelimeler sarf etmeyelim..."
" yahu bu adam vary yaa.. hağ bu adamhh.. beni yapmadığı kalmadı..."
" demek size yapmadığı kalmadı.. isterseniz paylaşın.. dinleyicilerimz de size ortak olmak istiyor.."
" zahten her şey orda başşladıı meltem hanımm.."
" nerde efendim idrak edemedim..?"
" ortaklıkta.. ha ben buna adam yerine koydum meltem hanım.. dedim bak açak senle bi dönerciiiii.. ben durim etin başındaaaaa.. sen geç kasayaaaa... peki ha bu meymenetsiz naptı.."
" valla bilemiycem efendim.. ne yaptı peki .."
" iç bi şey.. iiiiiiçç bi şey meltem hanım.. ha bu hağyvan var yaa.... ah baryaammmm.. yaktın uleeennn... o borçlarıo nası ödiycem benn.."
" eeğğ kenan bey azcık bekleyin.. bakın hattın öbür ucunda kim var.. buyrun efenidm yayınımıza hoş geldiniz.."
" sensin kazmaa... sen var ya kazmanın kralısın heee.. bilmiyin mi bunu .. hağyvan da sensiiiiğğnn.. dönerden de anlamiysiinnn.. pardon meltem hanım size demiyim..."
" evet.. bir anda girdiniz ben de şaşırdım.."
" yahu.. bu adama mikrofon vermeyin.. ne anlarrr.. kazma bu adam.. ne anlar mikrofon dan.. bilmez ki medeniyetiiiğğ.."
" bi keremm bu mikrofon degill.. bunun adı ahide... gazmaaa.."
"neuuyy.. ahide mi.. uyyy.. gafana daş yağsın bayramm.."
" senin de yağsın diycem emmeee.. nerdee o kafa..."
" bir dakika.. lütfen şimdi bu şekilde.. olmaz.. işi açıklığa kavuşturalımm... önce kenan bey.. lütfenn.. siz başlayınn.."
" şimidi.."
" ahanda başladı yalanlara... ahanda gordunuz mü meltem hanumm.. "
" lütfen müsade edin bayram bey..."
" sizi mi kırcam meltem hanum.. "
" şimidi meltemcimm... ha bu adam dedim ki ben.. baggg.. gel açak senle dönercii. ben etin başında durimm.. sen de kasada.. "
" evet.. lütfen devam edim.."
" eti yapmasını bilmiyo bu meltem hanım.. mırdar ediyo.. rezil herüff.. "
" şimidi.. bu adammmm.. ahanda bu adam varyaa.. adam demeye bin şahit lazım.. neymiş efenim.. turistiklere indirim yapacagmışşş..."
" evet bu çok güzel bi şey aslında."
" yahu neresi güzel.. adam rus gadınlar alman gadınlara bideva döner yedirdi allah aşkına meltemcimm.. bu adama ne diyek şimdi.. bunun turistikleri yüzünden battıhh.. onca borcc.. hepiciği de bana galdı.. sorun bagalım nerdeymiş bayram efendi icra geldiğindeeee.."
" öyle mi bayram efendi.. nerdeydiniz.."
" ne demek nirdeydimm.. yahu bu adam var ya.. yalan atıyooo.. turistlere iki tane garıya verdik diye bedava.. hepiciği oldu.. öggüzzz.. sen ne anlarsın misaferpilikten. neydi yahhuu.. misaversever miydi.. neyse.."
" yalağğğnnn.. vallahi yalaann.. götürdü garıları.. döneri yedirdii.. öggüzz.. hağyvan yaaahuu.. hakkattenn.. şştt.. bayramm. yaşama senn.."
" yalannn.. vallahi yalan meltem hanımm.. kasadan para aşırdı hepp.."
" hihh!!! nası iftira atıyoo.. allah var yukarda bayramm.. allahdan da mı korkmuyonn.. "
" ulan turistlerle gezerken iyiydi amma.."
" gezmek başgaaaaaa.. iş başgaa .. bayram efendi anlamıyon mu hala.."
" ne anlayacam .. anlamayan sensin bi gere.. öggüüzzz.."
" evet.. bugünlük yayınımıza burda son veriyoruz.. ya telefonları kesemiyormusunuz.. ne teknik arızamı ..tamam yayını kesin o zaman.. hadi.."
" öggüz senin babağndır bayrammm.. öggüz senin babndırr.."
" agzını topla ölmüş adamın arkasından gonuşmaaa... yolarım sakalını"
" yoh yahuuu... ülen cümle alem biliyo ne alt yediini babanın.. yalan mıığğ.."
" yok artık.. senin baban da yaptı onu.. yapmadı mı.."
" benim ki ne yaptı.. naptı benimki..."
" traktörü motorsiklet almak için satmadı mı senin babann.."
" benim babam hayallerinin peşinden goşardıı.. sen ne anlarsın .. baba ogul aynıı.."
" yörü ordann.. tarla da çok güzel binilir mobilete yaa.."
" mobilet degil o.. haydii devidsinn.... amerigan olumm.."
" ay kesin artık yayını.. tamam hadi.. "
-son-

eski yazıları yayınlıyorum..

evet sevgili okurlarım.. bugün sizler için o çok meşhur altıncı his teknoljisini konu aldık.. bu altıncı his teknolojisini kim icat etti.. kimin aklına geldi.. işte onun yaratıcısı olduğunu iddaa eden bir tükle bir likteyiz
" merhaba mahmut bey.."
"ohooo merhaba nerdesiiniz yav.. iki saatir bekliyem.. giyinmişem..gömleğin yakası kirlencek.. de haydinn.."
" evet.. altıncı his teknolojisini kendinizin keşfetiğini söylüyorsunuz.. bu nasıl oldu.."
" şimdi benim hanım.. böle acaib bi garı.. köydeygen de bi sürü şey derlerdi a- bunun için... cinli derlerdi..
ama değil.."
" evet anlıyorum..."
"neyse efendim geçen ay. bu gelmiş bağa diyiyki.. : bey bak yan komşu karı koca ayrılcak...yahu dedim.. hatice gendine gel.. ne alakhası var di mi.. ertesi gün.. gece yarısı yan taraftan bi gürültüler goptu.. dedim goş bardak getir.."
" neden bardak.."
" çünkü yan tarafta ne oldugunu bilmeliydim.. böylece benim garının haklı olduğunu öğrencektim.. ki öyle de oldu.. amma nası bi gavga annatamam.. yayından sonra anlatırım size.. garı goca gavgası görmemişiniz siz.."
" evet efendim.. lütfen devam edin.."
" heh... bu garının anladım ki.. altıncı hissi çok guvvetli.. yahu her b..ku biliy bu garı.. diyiyki.. ahanda burda deprem olcak. oliy.. mehmet efendi sakat galvak.. galiyy... her bi şeyi biliy.. dedim hanımm.. sayısalı bil bi gere de.. söyle bağa ragamları oynayak.. yok diyiğ... adam gibi git çalış.. e -haklı..."
" hımm.. gerçekten eşiniz çok .. ilginç.. psişik yetenekleri var demek ki.."
" la sen ne biçim koişiysinnn.."
" yok efendim.. öyle değil.. paranormal yani.."
" heeğğüü.. desene.. para normal.. para zaten şu anda anormal bi şekilde akiy.. millet hasta oldu bu teknolojiye.. ben yaptım ihi..."
" tam oalrak nasl çalıştığını anlatır mısınız acab.."
" anlatim.. şimidi he örneğin.. buzdolabı.. di miğğ.. gidiyisin. goyiysin sütü.. hemme anliiyy.. diyiy ki : ha- bu ögüz gene sütün ağzını açık koydu bu süt ekşiycek.. ...sonra uyarı veriy sesli olaraktan.. llooooo..!!! süt ekşiiiiiiyyy!!! diyerekten..."
" vay canına gerçekten ilgin.. bunları türkçe mi söylüyor..."
" tabii.. hemide benim sesüm.... ihi.."
"yani bu teknoloji ürünü ev eşyalarından alan her bir tüketici sizin sesinizi duyup rahat içinde işine devam edebilecek.."
" he öyle anlamişin..."
" evet sevgili okurlar.. işte bir kez daha bir röportajın sonuna geldik.."
" la oglim... hani resim falan çekiydin sen.."
" çekmiycem çizicem.."
" eyi.. adam gibin çiz e - mi.."
" elbette.. "
" ceketi kırmızı çizme.. lacivert çiz sen.. beğenmedim .. lacivert oslun.. "
" tabi.."
" bi de traş olamadıydım.. sakalları da traş olmiş bi şekilde çiziktir e-mi.."
" iyi günler.."
" e eyi günler.. de hade..."

-SON-

eski yazıları yayınlıyorum..

"oğğ hoş geldin ferhatçım.. gel içeri gir.. çayım var taze.."
" saol abimsin bee.. sen var ya sen.. çok kıyak biri insansın ...ühü.."
" olum noluyor neyin var...
" çok duygusalım bugün...çoookk!!! off.."
" hayırdır evladım neden.."
" orhan abi.. sevgilmii beni aldatırken yakaladım..."
" yapma yavv.. nasıl yakaladın yoksa bir erkekle mi.."
" yok .. evde penguen vardı buz hokeyi oynuyorlardı.."
" vah-vah!!! çok üzüldüm.."
"orhan abi allah aşkına.."
" anlat hele bir yavrum ben senin baban sayılırım.."
" ya nerden başlim.. "
" iş üstünde napıyorlardı ayrıntı.. eee.. anlat en baştan anlat.."
" şimdi içeri girdim.. hani benim tavşanlı bir anahtarım var..."
" evet.. bilmiyorum ama öğrenmiş oldum.."
" işte onla ben açacam kapıyı.."
" tavşanla mı"
" tavşanlı anahtarlığı olan anahtarımla orhan abi.."
" e-devam et.. al çayını.."
" fırkh!! sınff... saol abi.. açtım girdim içeri.."
" hemen silahı kaptığın gibi.. yallahh!!"
" abi ne alakası var.. içeri girdim.. içerden sevgilim gülüşüyor.. dikkatini çekerim gülüyor demiyorum.. gülüşüyor.."
" sonra... anlat anlat.."
" baktım ses yatak odasından geliyor.. oraya doğru yöneldim.."
" sağ da kalıyo dimi kapıdan girince.."
" evet.. sen nerden biliyon.."
" sen söylediydin yaa.."
" her neyse içeri bi girdinn.. öğkkhhh!!!"
" noldu çok mu iğrenç bi şey gördün.. "
" yok çayın şekeri yokmuş.. acı bu.."
" şeker koy ve kaldığın yerden devam et çabuk"
"evet.. fürphh.. işte..içeri bi girdim.. bi adam bi de bu bizim eski sevgilimiz.. adamın kollarında.."
" nerde.."
" kollarında.."
" kollarında?"
" abi tekrarlatma.. içim yanıyo zaten.. çay da sıcak.."
" tabi evladım sinirlenme..eğğğ.."
" dedim hayatım nasılsın dedim.."
" yuh artık..."
" dinle.. sonra.. o da bana.. aa bak haaytım sana çocukluk arkadaşımı tanıştirim dedi.."
" sonra.."
" bi de adam bi yakışıklı sorma.. bendeki tipe bak.. bi de adamdaki tip.."
" tip önemli değil bu orhan baban neler yaptı ne yürekler yaktı zamanında.."
" ne yürekler yaktın ki.."
" bi bizim hanım o kadar.. o yüzden onla evlendim.. neyse..sonra.."
" dedim.. neden sen bu çocukluk arkadaşının kollarındasın peki dedim.. derin bir nefes aldım sonra.."
" sonra..."
" hayatım.. o benim arkadşım dedi.. çocukluk.."
" sen ne dedin.."
" artık çocuk deilsiniz dedim.."
" hoopp lafı koymuşun.. aferinn.. helal olsun..gözüme girdin.."
" sonra yakışıklı eski çocukluk arkadaşına döndüm. ve sakın bir şey söyleme dedim.. o da zaten ne söylicem ki dedi.."
" hoop lafı... e- pardon bu sefer sen deilsin.. ee devam et.."
"sonra evden kaçtım.. çıkarkende arkamdan bağırdı sevgilim.. - denyoluk yapıyorsun - dedi.. bu laf bana çok koydu orhan abi.."
" olsun yavrum boş ver.. mühim deil.. elbet.. unutursun.. "
" öyle mi dersin.."
" elbette.."
" umarım.."
" ama unutman için önce kafanı sert bir yere vurman lazım.."
" efendim abi.."
" çay koyim mi diyorum.."
" koy abi... saol.."
" ne demek.. istediğin kadar iç.."

eski yazıları yayınlıyorum..

" yavv.. bu dosya neden inmiyorr.. öff.. neden yavaş bu bilgisayar yaaa.. allahım yarabbim.. anlamıyorumm... iki saattee.. daha işim var.. hadi in aartık.. "
"şştt baarma.. alırım bak ayağımın altına.."
"ana ..!! kim konuştu.."
" ben.."
" aa.. inanamıyorum.. dile geldi bilgisayarım benimle konuşuyorr....ya hazır konuşuyorsun bana bi kıyak yap.. şu videoyu bir indirsene.. hadi işim var iki saattir onu bekliyorumm."
" ben burda napıyorum sanıyorsun.."
" napıyorsun ..ne bilim napıyorsun.."
" bilmezsin tabii. otuz tane tuşa birden basıyon yüz tane programı birden aynı anda açıyon.. herkesin de bir sınırı var.. kullanıcysan kullanıcığını bil.. "
" tamam da bu kadar kızmana gerek yok... yani.. senin işin bu.. "
" kader mi lan şimdi bu.. ühühü... ne yani bumudur.. ühühü..!!!"
" allam.. bilgisarayım ağlıyo.. neden ağlıyon.."
" hastayım hasta.. o yüzden duygusalım bugün.."
" heeğğ. geçmiş olsun.."
" hep senin yüzünden.."
" o niye o .."
" niyeymiş.. şu an zorla indirmeye çalıştığın videoda trojan saklanmışş kis kis gülüyo bize.. neydüğü belirsiz herşeyi indiriyon sırtıma.. sonra dosyalarımda virüsler cirit atıyo.. atsana bir tarama yapsana bi güzellik.. her şey karşılıklı koçum bunu böyle bil.. yeter artık.. çöküp gittim elinde.."
" aman diyim sakın olaki çökme.. çökeceğin zamanda haber ver.. dosyaları falan yedeklim.."
" yav. bana bak.. o mausu ( mouse) öyle sallama deli gibi.. sallama diyorum şunu.. benim tikim var.. inadına mı yapıyon.."
" pardon bilmiyordum.. hadi .. aç msn i.."
" ne?"
" msn -msn... aç diyorum.. "
" iki saat mausu sallayacağına git üzerine tıkla.. adam bak.. emir veriyo bi de.. "
" öff tamam.."
" lan olum napıyonnn!!!"
" tara demdin mi virüs var diye.."
" dediiimm.."
" e-tamam işte.. virüslü çıktı biri siliyorum.."
" lan olum durrr.!!!dur sakın silip ziyan etme güzelim dosyayı... yok onda virüs mirüs..."
" e AVAST var diyo birader nolcek şimdi.."
" bi dakka... LAN AVNİİ!!! ( avast) gel buraya gel..."
" noldu abi..."
" lan olum ben sana bi daha şaka yapmıycan demedim mi ..heeğğ.. "
" yok abi şaka değil... gerçek bak.."
" peki sistem dosyasını niye veriyon adanma sil diye he.. beni burda kanser ediyon.. ömrümü yedin avni.."
" abi allah çarpsın ben onu virüslü sandım... kıllık yaptı ab.. o yüzden.. herkesin üstünü aradım bu aratmam diyo.. bende zorla aradım cebinde çakı buldum... ben napim şimdi.. bu adam ( kullanıcı ) bana hesap sormaz mı sonra..."
" tamam sen onu at karantinaya ben geliyoırum şimdi.. yav bıktım bu avniden iş ciddiyeti yok.."
" karpeski yükliycem.. onu yüklesene sen.. kur-ayarlarını yap-türkçe versiyonu da var onun.. onu indir.."
" ya olsa nolur.. yarım yamalak.. - ben var bulmak yaramaz bir dosyaaa.. - diyo bi de... sinirlerim tepeme çıkıyo.. avni iyi.. ben alırım onu aşağı.. hadi ben kaçtım.."
" yalnız klip hala inmedi.."
" tamam indiricem.. şu mausu salalyıp durma sen.. huylanıyorum .."

eski yazıları yayınlıyorum..

_evet sevgili okuyucular.. şu an canlı bir olay mahelinden yazıyorum bunları.. dakika dakika not tutuyoprum.. şimdi eve girdim.. evet gördüklerimi aktarıyorum.. bir yatak.. yatak demeye bin şahit lazım.. bir dolap var.. eski .. üzerinde eminem psterlerii. bir de..
_ pardon birader..
_buyrun..
_ napıyon sen..
_olay mahalini inceliyorum.. evet sevgili okuyucular.. sanırım cinayet silahı da bu.. bir tabanca ..tam olarak ne old...
_ yav bak hala..
_noldu ki..
_ e- afedersin ama suç delillerinin içine ettin..
_hadi yaa..
_ evet ..
_özür dilerim bilmiyordum.. evet sevgili okuyucular.. işte şimdi de cinayet işlenen odaya geçiyorum.. gerçekten de çok üzücü.. yerde hep kan var.. ve bir de yarım bir döner var burda... ısırılıp bırakılmış.. gördüğünüz gibi katil ne kadar cani ki cinayet işlemden önce belki de.. kurbanın önünde döner yemiş anlaşılan..
_ bunları nasıl yazıyon..
_nası yani anlamadım..
_ la olum o döner benim.. adamı hasta etme..
_pardon ben onu şey sandım.. neyse kayıtlardan çıkarim bari..
_töbe estağfurullah töbe töbe... kim aldı içeri seni gülüm yaa.. heğ.. adını ver bana onun..
_valla kapıdaki görevliye dedim.. yazım için gerekli araştırmam lazım.. görmem lazım.. tamam birini göndercem yanına sen gir dedi..
_ tamam o biri gelmediğine göre ben eşlik edecem..
_tabi .. saolun..
_ sağ kalan olmadı..
_efendim..
_ diyorum sağ kalan olmadı... adam dördünü de vurmuş afedersin..
_yapma yaa.. yazık üzüldüm..
_ illa ki..
_evet sevgili okurlar şimdi mutfağa geçiyorum.. gördüğünüz gibi.. eğğ. şey pardon bi şey sorcam..
_ sor gülüm..
_bu çay..
_ evet.. biz demliyoz.. içeceksen sana da koyim..
_e- ama olay mahali falan dediniz o kadar.. bu çayı burda dem..
_ ya yerim olayını.. ya allah aşkına çaysız olur mu yaa..
_olmaz mı..
_ olmaz tabi gülüm.. sen kahvecisin galiba..
_evet..
_ anlaşılıyo tipinden zaten
_pardon. ne varmış tipimde..
_ işte senin gibi tipler hep kahve içer..
_eğğ.. bu bir suçmu
_ mis gibi rize dağları dururken.. ayıp tabi kardeşim..
_sizinle bu tartışmaya girmeyeceğim.. evet gördüğünüz. gibi sevgili okurlar burda balkonda da pek bir şey yok.. sanırım kurbanın çamaşırları var... çorap falan..
_ baksana kurumuşlar mı.. sabah astıydım..
_efenidim..
_ çoraplar benim.. bak bakim kurumuşlar mı.. elle bakim.. merak etme temizler.. iyice yıkadım..
_e.. iyi de
_ olay mahalli di mi
_evet..
_ ya yerim olay mahalini.. evde sular kesik.. hiç anlamaz zaten sizzin gibi tipler bizim halimizden..
_pardon şimdi siz kimsiniz biz kimiz..
_şimdi biz.. biziz.. siz de siz oluyorsunuz.. yani sizin gibi tipler..
_saolun valla..
_ yok dedim ya.. dördü de...

-SON-

eski yazıları yayınlıyorum..

...sevgili con konstantin... nasılsın.. burası pekela ollraytt.. hem de harikulade be mistırr.. cidden ..bu mektubu sana yazmaktaki amacım.. bizim mahallede bir şeytan var.. kendisi tam olarak yan komşumuz.. kedileri tekmelediğini bizzat gördüm.. kedilerin o insansı sesi çıkarırken aynı zamanda nasıl böyle sevimli göründüğüyse ayrı bir mevzu.. dediğim gibi acaba diyorum yan komşuyu evinden çıkarabilir miyiz.. yani gel şeytan çıkaralım.. efenim.. son günlerde nasıl bir havalar.. nasıl bir havalar kesinlikle yu dont andırstend sen yani.. kesin ama.. çünkü mevzu da az karışık değil hani.. az karışık değil hani demek çok karrışık demek... her neyse... ben bunu gördükçe bunda şeytani bir şeyler olduğunu hep hissediyorum anlayacağınn.. diyorum ul..çak ağzının.. töbe töbe.. gibi...tipte tip olsa sevgili konstantin.. bize diyo ki.. " bakın sizin mektup yie bize gelmiş.. hep böyle oluyor .. bi daha ki sefer getirmem.." şimdi ben bunun içinden şeytanı değil de ciğerini.. ya bak gördün mü yine sinirlendim kibarlığı andırdı teybıl ... neyse.. dedim " abi.. kusura bakma.. postacı karıştırıyor.. " " valla bilmem artık ..." eğğ.. ben de bilmiyorum sen biliyon mu con... gel diyorum senlen şunu bi çıkaralım.. hadi be abi. bu arada abi.. ingilizcem kötü soriyy yani.. kusura bakma.. umarım dediklerimi anlıyorsundur.. gud bayy yani sevgilerle.. .. vindovs iks pe servis pek tuu.. yani cevabını bekliyorum.. eyvallah.. kam on dı gad..

eski yazıları yayınlıyorum..

sevgili okur camiası... bugün sizinle arkadaşlık hakkında konuşacağım.. siz siz olun asla kimseyer güvenmeyin.. işte mesajım bu.. hadi .. ben kaçtımm...
" nereye gidyon be adam"
" he evet.. nereye"
" neden noldu ki bi şey mi vardı.. siz kimsiniz.."
" okur camiası biziz.."
" evet öyleyiz.."
" eğğ aldınız o zaman mesajı.. di mi "
" aldıkta o öyle olmuyor yalnız..."
" olmuyor.."
" neymiş öyle olmayan.. merak uynadırdın şimdi sen.."
"mesajı ver.. bas gitt.. olmazzz.. terss.."
" ters.."
" ne-na...nası yani? anlamadım ki hiç.."
"mesajı vedin.. diyelim verdin mesaj evlere kadar ulaştıı.. e-sonra.."
" sonra... evet.."
" nası sonra... nolcak ki sonra..."
" kim yer bunu.."
" nası kim yer bunu.."
"basbayağı kim yer.."
"kim"
" neden böyle bir cümleyi telafuz ettin sen şimdi.."
" abi verdin mesajı.. hadii bakalım kimse güvenmesin birbirine.. iyi de neden"
" neden.."
"sen sus.."
" sus"
" abi başıma bir şey geldi o yüzden yani.. dedim hani ondan yola çıkarak.. ben yan.."
" kafanı kırrarım senin.."
"kafanı.."
"sus lann"
" lan.."
"neden abi naptım ki.. sevgili okur aldı mesajı.. neden yani bunu zaten herkes biliyor gayet öz ve..açık bir şekil.."
" fazla öz olmadı mı.. yahu mesajın bana gelmedi ben onu diyim .."
"gelmedii.."
" abi ölim mi.."
" ne biçim konuşuyon be serseri.. adam yerine koyuyoz hata mı.."
" hata mı.."
" estafurullah öyle demek istemdim.. "
" yazar deil misin.. gerekirse ölcen.. en azından ölü taklidi yapıcan.."
" yapıcan.."
" tabi abi.."
" hadi şimdi mesajı adam gibi ver..."
" adam gibi.."
" sen sus.."
" sus."

sevgili okur..
" nası böyle iyi mi "
" devam et devam et.."
" devam.."

çok pardon.. ama benim bir arkadaş benim sevgilime benim onunla tartışmamdan çıkar sağlayıp sevdiğin söylemiş ayartmaya çalışmış.."

" üzüldüm şimdii "
" üzüldük.."

yani sevgili okur.. bi şey demedim.. zaten.. her nisanın bir onuru vardır deşifre de etmiycem..

" adresini ver onun..."
" adresini.."
" msn mi.."
" de yörü git yahu.."
" yürü git.."
"yok abi saolun ama ben hallederim.. ayrıca kapı gibi aşkım var.."
" kapı gibiyse açık bırakma.. aralık kalsın "
"aralık ocak şub.."
" SUS BE ADAM!!"
"CİDDEN İLLET GELDİ.."
" kimse beni sevmiyo.. "

eski yazıları yayınlıyorum..

geçen seneydi sanırım.. napıyordum ben o ara.. heh!! iş arıyordum tabi yaa.. aranıyordum kısacası iş diye.. yoktu iş bana.. çünkü işim olmazmışş.. öyle diyorlar. bi de bana her neyse.. dedikodu yapmiycam.. geçen sene bir Şirkette eleman alıyorlarmış.. valla dedim ben de bir gidim bakim.. forum morum dolururz olur biter.. her neyse.. gittim fakat kapı da bir güvenlik görevlisi var... kendisinin yanından geçtim tam geçerken.. " hımmhh..huffhh..puffhh" dedi bana.. dedim " efendim.."
" hiçç.. noldu iş için mi geldin herkes iş için geliyor bu ara.."
" evet.."
dedim ki ... hani baktım binanın dışında bir tabure de oturuyor.. hava zatten soğuk.. affedersiniz adamın.. neyse.. dedim ki " needen burdasın hava buz gibi üşümüyor musun "
vay baba demez olaydım.. başladı anlatmaya.. dinleyin..
" yav bizim güvenlik kulebisi yok.."
" heeğğ e aldırın o zaman"
" vardı zaten"
" e- ama demin yok dedin.."
"evet.. çünkü yok.."
" abi anlayamıyorum... nası yani.. bir şey ya vardır ya yoktur.. hangisi.."
" aslında vardı ama nöbetçi tuvalete gittiği bir an söküp götürmüşler.."
" hadi yaa.. kimmiş o çaldıran nöbertçi merak ettim şimdii.."
" ben.."
" eğğ.. nasıl yani.. abi peki nasıl çaldılar.. usta hırsız bunlar galiba heğ.. "
"valla afedersin o gün üşütmüşüm çok karnım ağrıyordu.. ben tuvalletteydim.. seslerden bir şey olduğunu anladım fakat.. daha işim bitmemişti.."
" heğğ.. kötü bir günündü demek.."
" durr dinle.."
" tamam.. "
" ben gittim ilk önce tuvalete.. bu o gün yedinci çıkışım... .. tam işte o akşam gircem tuvalet kağıdı bitmiş gittim aldım falan biraz geçti tabi.. dedim herhalde yok iyi dedim.. orhanın yanına gittim çay aldım... dışarı çıtkım girdim kulübeye derken.. bir anda bastırmasın mı bu beni.."
" hayırdır inşallah "
" koşarak gittim .. afedersin az daha kapağa.. yani o derece.. bir rahatladım bir rahatladım... derken birileri bir şeyler yapıyor sanki ses duyuyorum.. tangır tungur.. dedim aha olum içeri birileri giriyo.. "
" hadi ya çok heyecanlı.. "
" sonra işim bitti hızlıca ellerimi yıkadım ki ellrimi yıkamdan asla.. temizlik imandan gelir.. di mi.."
" evet abi.. aynısını bende yapıyorum.. imanlıyız biz.. "
" ulan bi baktım dışarda kulübenin yerinde yeller esiyorr.. bi de kaldırıma çay bardağımı yteybimi bırakmışlar.. dedim iyi fakat bi baktım çayımı içmiiş de bırakmışlar.. bunu görünce moralim nasıl bozuldu.. annatamam"
" hadi ya "
"orhanın yanına gittim.. dedim kulübeyi çaldılar napçam şimdi.. dedi.. bi şey olmaz.. iyi içinde değildin.. doğru diyordu ya içinde beni de götürselerdi.."
" haklısın.. onu bile yaparlar.. "
"aradan iki gün geçtii.. kulübeyi biz unuttuk..."
" hımm.. "
" fakat o günlerin ardından gene benim tuvalet bastırdı ki hiç sorma..gittim tuvalete.."
" zor yetiştin tabi.."
" tabi.. her neyse ben tuvalletteyim.. dışardan sesler gelmeye başladı yine.. aha dedim birileri geldi... "
" hadi yaa.. bu sefer kimmiş..."
" dışarı bi çıktım bir de ne görim.."
" ne gördün.. "
" hadi bakim sen zeki birine benziyorsun.. sen söyle.."
" ney bilmem kii.. "
" benim kulübe.."
" oha "
" ama paramparça bir şekilde geldi .. şimdi tamirde.. "
" e- iyi abi ne gzel geri getirmişler.. güzel güzel.. e - peki ceket niye giymiyon abi bu soğukta.."
" hani bu kulübeyi o gün geri getirdiler ya.."
"evet.."
"ben o gün dışarı çıkmıştım.. ceketimi de parmaklıklara asmıştım.. "
" onu mu çaldılar..."
" evet.."
" hadi yaa.. neyse yenisini alırsın.."
" ya buzdolabı ya televizyon.."
" nası ..anlamadım.."
" ceketin cebinde postayla gelen fatura vardı evin adresi .. bir de evin anahtarı..."
" abi inanmıyorum "
" yani bir kulübe yüzünden nelerimden oldum.."
" üzüldüm.."
" evet.. neyse.. sen gir de formunu doldur.."
" evet.. saol .. abi koaly gelsin.. umarım her şey iyi olur .."
" umarım.. ben de bu arda bir tuvalete uğrim.."
..........
- SON -

eski yazıları yayınlıyorum..

(başka bir blogda yazdığım yazılarımı burda toplama kararı aldım... )


çok rahat bir arkadaşım ver kendisinin adı hikmet gibi bir şey ( hikmet zaten ) bununla bir gün yürüyoruz yolda.. işte bu çocuk parkına koydukları acaib şeylerden var onunla yrüdükçe yorulan bacaklarımızı rahatlatma senası yapıyor gibi bişeyiz.. her neyse .. bu bir o kıza bakıyor bir bu kıza bakıyor.. bir o kıza laf atıyor.. bir o kıza... diyorum.. " olum adam ol yaa.. yapma şunu hoşlanmıyorum ben öyle şeylerden.. ne yani o kıza laf atınca.. ağğ!! hayatumun aşku.. gibi bir tepki mi bekliyon kızdan.. bari benim yanımda yapma.." gibi sağlam bir cümleyi kurup hikmete sundum bana dediiği tek şey şu.. " olum nefis hatun baksana şşştt ya şu nasıl.." anladım ki hikmet beni zerre kadar tınlamıyo.. elbette birazcık bozulan sinirimin yerini bir gerilim ve atraksıyon alcağını bilmiyodum.. bu kızın birine baktı yine.. tam benim yanımda bir çocuk bitii.. " ne bakıyon kıza.. laf mı atıcan lan heğğ ? " dedi.. tabi ben şoke oldum... nasıl bir mevzunu içindeyim.. neredeyim neden hikmetle hala arkadşım gibi düşünceler hızlıca gheçip gitti.. peki hikmet adamın sorusuna ne mi cevap verdi.. şayet cevap vermesi bile hataydı.. dediği şey şu .. " aklımdan geçmedi değil.." lan hikmet.. ahmak hikmet... dangalak hikmet.. napıyon sen.. lan hastayım tansiyonum düşük kavga edemem ben bugün.. napıyon yaa.. demek istedim.. hatta " birader senle özel bir şey konuşçam gel bi ..bak aslında arkadaş bizim gey.. yani şey işte.. anladın sen " demek istedim ama demedim iyi ki dememişim..
o adam meğerse hikmetin arkadşıymışş. birbirlerine takılıyorlarmışş. işte böyle.. ya.. di mi sevgili okur.. şaşırdın.. bende acaib hemde ..

bi fena oldum

sevgili okur şimdi diycen bu adam... ne diyor...ah bi bilsen.. geçen sene oldu bu..
minibüzle dershaneden dönüyorum.. ne güzel şık giyinmişim.. işte ne bilim her şey hoştu aslında..
minibüse bindim ki minibüsler bir derttir kocaman bir dert..inmesi dert binmesi dert.. yağmur nasıl yağıyor annatamam... minibüse dedim " kaptan sen beni burda indir.. indircen mi.?".. kaptan durdu.. kendisine hadi kaptan eyvallah dedim indim derken wroohhmm !! diye bir anda daha ben inmeden gaza bastı.. sanki o eyvallah diyen ben değilim.. o kadar iyi davrandım neyse.. bir adım attım ki o ne!! dev bir çukur ağzını açmış beni bekliyor ki maalesef ben de bir adım ileri atarak ağırlığımı vermiş oldum.. ama peki ben o çukura düştüm mü..? tabi ki haıyr.. ona girmemek için sol ayağımla zıpladım ve sağ ayağımı ileri attım fakat.. inanmıycaksınız ama oraya da çimento dökmüşler.. e tabi çukura girmim derken ona girdim fakat dizime kadar.. nasıl kortuğumu anlatamam.. eğğööö!!! gibi bi ses çıkarıyordum ki... taşa takıldım ve düştüm.. hem de çamur oluğuna diyorsunuzdur ki bu kadar bahtsızlık olmaz.. artık daha neler... olur efendim.. benim adım adolf... yani sırf ben o gün ordan geççcem diye o çukuru kazıp o çimentoyu döktüler.. benim duydular ya güzel giyindiğimi.. kızlara hava atçağımdan da değil .. ne atçam.. hıhh!!.. ama eminim bu bir komploydu.. eminim o yol çalışmasını yapan adamlar şöyle dedi.. " nıhahaha..humamauhahaa!!! " dediler.. sevgili okur.. allah var.. daha neolsun di mi..
sevgilerle..

yazan : ferhat vural sezgin

27 Temmuz 2007 Cuma

tembel teneke...


böyle bi gerim gerim oldum ki anlatamam... son bi kaç haftadır ..yatıyordum sadece derken.. süper bi şey buldum.. need for speed most wanted... oyunu önceden de biliyorum tabi ki.. bilmem mi.. ama böylesine oynamamıştım.. bi kaç türkçe ingilizce sölükle herşey daha anlaşılır hale geldikçe hırs yapıyorsun.. "hadi bakim oyunu bitirmen lazım.. vatanımız için.." ," emredersiniz komutanım"... oyunu oynadıkça oynuyorum.. fakat böyle zor bir oyun olamaz ya.. o polisler bi düştü mü peşime.. oyunda polisler kovalıyor puan gibi bi şey alıyorsun. aranma bilmem neyin.. işte takılıyor peşime polisler.. ama yani.. nasıl anlatamam.. mesela dükkana müşteri geliyor.. kızıyorum ben müşteriye.. tam zamanında geldi yav.. diye.. oysa müşterinin ne suçu var.. most wanted ne ki.. müşteri veli nimettir bi kere.. her neyse efendim.. bu yeni gelen bilgisayar da sardı beni zaten.. bi tek internetimiz yok.. o da benden önce telefon faturası yatmamış... ne acaib iştir ben anlamadım.. sonra kapatılmış hat tabi.. nerde kalmıştım.. şimdi oyuna ben kendimi kaptırınca fena oluyorum böyle.. acaib bi insan haline geliyorum... mesela ahmet geliyor yanıma" moruk, hadi gel yemek yiyelim".. "yav burda polisle başım derte sen hala yemek diyorsun.. hayret bi şey ya!!"..tabi sinirleniyorum hemen...
her şey gerçek ya... öyle sanıyorum ben.. gelip dalga geçiyor esnaf benle.. "ferhat bas gaza polis geliyor"... mesela tanıdık polis müşterilerimiz de var.. benle şöyle dalga geçiyorlar..." bak sana puan getirdik al bakim".. yanındaki hemen tavrını takınıyor..." yasaklandı olum bu oyun haberin yok mu??" " ne alak abi.. need for speed bu.." " ellerini başının arkasına koy " " efenim??"
tabi bi ara ben çok zor bir bölümden geçtim.. nasıl gaza gelmişim.. bi yarışı bi insan evladı 8 kere yapmak zorunda kalınca acaib seviniyor sonunda... "olee!!" diye bağırmıştım bi ara sevinçle işte.. dükkana bi kadın girdi tabi o ara.. yani.. napim.. kadın korktu.. direk göz göze geldik böyle.." ben böyle eller havada kaldım.. kadın pırrrr!!.. çok acaib bi şey oldu o an.. zaman durdu.. böyle bi garipti.. çok acaibti ya.. kelimelerle tarif edemiyorum bakın.. yerin dibine girdim kısacası.. ben size öyle diyim....



geçen gece bi şeyler çiziyordum balkonda... saat böyle sabahın 3'ü felan.. yere bakıyorum böyle.. yalnız bu arada kafamda bi şeyler dönüyor.. hikayeyi çizmiyorum ama kafamın içnide seslice okuyorum felan.. bi bakmışım... aradan bi buçuk saat geçmiş.. ben hala yere bakıyorum.. neden bilmiyom valla.. garip di mi.. aslında ben bambaşka bi şey anlatıcam.. eğer şu dünyada en bahtsız kişi varsa inanın ki o da benimdir.. şimidik.. efenime söylim.. ben yolda yürüyorum bi gün.. iş dönüşü.. işten erken çıkmışım... hasan beyler erken teşrif etmişler felan... kıyak yapmışlar bize.. duacısı olmuşuz orda.. neyse.. yolda yürüyorum.. yolumun üstünde bi durak var.. şöyle giderken eller de cepte benim.. böyle bi baktım böyle tipim bi kız.. yani benim tipim.. tipimin sınıfına giriyor.. tip sınıfım var.. esmer sarışın, kumral o kadar.. kendisi kumral bir bayan.. pek de zarif.. çok da güzel.. böyle ne bileyim.. insan içinden " ah ulan.. tanrım beni baştan yarat be" diyesi geliyor o an.. neyse eller cepte gayet sevimli bi şekilde ordan geçiyorum.. kız da bi ara sanki bana baktı.. ben de gözler kısık yandan yandan bakıyorum abi...










yani var ya dedim ya benden bahtsızı yok.. karşıma tam orda bi köpek çıkmasın mı... köpeklerden acaib tırsarım ben.. köpek de böyle dev gibi.. sonradan öğrendim.. teriermiş cinsi.. ya küçük büyük farketmez.. hepsinin ısırma kapasitesi var sonuçta.. köpekle ben göz göze geldik tabi... köpek havlamaya başladı.. gıcık gıcık havlıyordu köepk ben de "şşşşt!" diye sakinleştirmeye çalışıyorum.. kıza rezil olcam... köpeğin inadı tuttu sanki.. bu kadar olur.. bir baktım yavaş yavaş yürümeye başladı bana.. aha dedim ayvayı yedim ben.. kalpten gidicem zaten... köpekleri sevmiyor değilim.. iyi anlaşamıyoruz.. o kadar yani.. ben geri döndüm.. ama yavaş yavaş böyle.. sanki hiç tınmıyorum gibisnden.. aslında korktuğum için değil de aklıma bi şey geldi o yüzden geri döndüm mesajı veriyorum.. meğer mesajı alamamış bu köpek...










vay ben bi panik yaptım anlatamam size... bi ara köpeğin pati seslerinin güçlü seri bir hal aldığını anladım.. aha dedim kovalıyor.. şöyle koşmaya başladım.. bir anda panikle arkama döndüm baktım.. köpek sabit duruyor orda.. meğer koşmuyormuş.. tabi ben öyle arkamı dönüp bakınca.. bir anda fırladı yerinden.. yav dedim bu kadar olur.. tam tırstım ama.. o dişleri bi görseniz.. küçükler belki ama keskin acaib bi şey bunlar.. bi ara "imdaaatt!!" diye bağırdım.. ama fazla sessli değil.. o arada kzıın önünden geçiyorum.. yav var ya aklıma geldikçe sinirden gülüyorum... umarım bi daha o kıza denk gelmem.. kız görünce beni herhalde bi güzel kahkahayı patlatır..
"puhahaha!! bakın-bakın.. şu adam var ya şu adam"," eee?"," terier cinsi beyaz bir köpekten koşarak kaçtı puhahaaha!!" , " yuhhh!! nıhhahahaha!!".. böyle bir anın yaşanmasını istemiyorum yani ... yerin dibine girmiş bu kişiliğimi.. neden böyle bir şey oldu ki.. bu arada allahtan yolda dönebeçler vardı.. izimi kaybettirdim... köepk bulamadı beni.. aynı most wanted'ı gerçeğini yaşadım bu sefer.. ya zaten ben dünyaya köpek oalrak gelseydim de korkardım yine köpeklerden.. olmadı kendimden korkardım... hayret bi şey.. bağlayın şunları yaa...

13 Temmuz 2007 Cuma

ROCK değil ROÇK !!!

resimleri büyütebilirsiniz.. büyütünüz.. lütfen :)



bir zamanlar iki kafadar rockçı varmış.. bu adamlar roçk yaparmış... dikkatinizi çekerim.. rock değil.. roçk... derken bir gün evde öylece pineklerlerken.. bir yarışma duyurusuna denk gelmişler.. "ROCK STAR" yarışmasına.. herşey buraya kadar gayet iyi.. çünkü onlar süperlermiş.. anasını satarlarmış ortalığın.. başlamışlar yola koyulmaya.. binmişler otobüse.. olmamış.. otobüsten atılmışlar bir teyzeye yer vermedikleri için... onlar ancak genç kızlara yer verirlermiş çünkü.. zaten teyze de amerikan ajanıymış.. fazla cadolozmuş belki de.. derken bir taksi tutmuşlar.. beğenmemiş taksici onların tiplerini.. köşedeki kokereççide indirivermiş onları derken soyulmuşlar kokoreççi tarafından.. ama biliyorlarmış herşeyin bir test olduğunun.. varmışlar gitmişler.. nihayetinde varmışlar şu yarışmanın düzenlendiği yere...

yaptırmışlar tabi ki kayıtlarını görevli kıza.. demişler ki.. grubunuzun adı ne??.. ROÇK demişler... kız baka kalmış.. iyi demiş.. grubunuzun adı ROÇK.. gülmüş tabi orasıyla burasıyla da sessizce.. masal bu ya.. başlamışlar sıra beklemeye.. kendilerinden eminlermiş.. onlarca grup varmış.. sonradan duymuşlar.. yarışmanın adıda ROÇK muş.. öylemiymiş acaba yoksa çizer yanlışlıkla yukardaki televizyon anonsuna ROÇK yazdığı içinmiymiş.. çok da önemli bir ayrıntıymış sanki.. neyse demişler o kadar önemli değil.. bi de demişler ne oluyo bu miş-li geçmiş zaman.. amaan demişler.. yazar işte.. mal demişler.. yazar bi şey dememiş tabi.. belki çok kızmış ama dememiş.. neyse efenim başlamışlar bunlar hayaller kurmaya.. daha yarışmaya çıkmadan anasını satayım... salak mı bunlar ne.. salak mı bunlar neymiş.. işte öyle bi şey-miş..

başlamış bu inekler dua etmeye.. ROCK TANRISINA.. bir yalakalık efenim bir yalakalık.. allahsız mı bunlar ne demiş şimdi yazar.. neyse demiş içinden.. mükemmel gruplar çıkmış harika gruplar.. sıkmaya başlamış bi de hikaye.. okuyucuda bi halt olacak sanıyormuş.. ama okuyucu da aslıdna umutluymuş grup ROÇK kadar.. biliyormuş onlarda.. harika bir performans sergilencek...
ilk önce grup çıtlama çıkmış sahneye.. mal mısın sevgilim adlı şarkıyla kırıp geçirmiş seyirciyi.. derken çıkıvermiş grup otada konar ... şarkıları ziftin pekiyle daha da bi şenlenmiş ortalık... sonra da çıkıvermiş grup zart.. oyunu ver allah aşkına şarkılarıyla hem gündeme hem konsere vurmuşlar damgalarını.. damgasını.. damgalarını.. sorna da grup fırlat beni çıkmış.. şarkıları dün gece az daha basılıyorduk adlı şarkılarıyla yoğun bir duygu seline neden olmuşlar.. derken sıra gelmiş bizim grup ROÇK 'un kendisine.. allam nasıl bi sevinç.. nasıl bi sevinç.. tabi insan heyecanlanır.. tabi insan heyecanlanırmış.. ağzı kulaklarına varmış tabi bunların... işte demişler gün bizim günümüzdür.. olum demiş biri.. işte bu.. biri demiş.. olumlu konuşma..
demeseymiş iyiymiş.. konser öncesi.. yazar da bırakmış hikayenin sonunu şu son iki kareye...


her şey tam güzelmiş... çıkmışlar sahneye bunlar... her şey güzelmiş işte.. yazarın aklına gelmiş bunların ona mal deyişi... keşke demeselermiş..


derken herşey bok olmuş.. afedersiniz bok dedim.. aha yine..

7 Temmuz 2007 Cumartesi

amaçsız yazı

hikayenin çizilip yazılma tarihi: 06/07/07... öğleden sonra civarları... efkarlı bir gün.. efkarlı bulutların gizemli yolculuğu... böyle yağmulrlu günlerde ben acaib oluyorum.. bambaşka biri doluyor içime.. o bakımdan bugün böyle şeyler çizip yazdım nedense.. yazıyla başbaşasınız.. bu yazının herhangi bi amacı yoktur...saygılar...

aslında benim en büyük hayalim bir pazartesi sabahı uyandığımda kravatımı takıp gideceğim bir işimin ve ben giyinirken geride bıraktığım sıcak yatağımda duru bir güzelliğin olmasıydı.. ama olmadı... bunun için hiç üzülmedim.. bu bir hayaldi sadece.. başarabileceğim bir şey değil...



18'li yaşlarımda uzun bir saçla gezindim durdum... benim hiç şekil almayan, jöle tutmayan saçlarım (bakmayın kendimi yapılı çizmişim, oysa sıska herifin tekiyim.. :D ) .. ama tabi sonraları saçlarımı kesmek zorunda kaldım.. çünkü çizim yaparken önüme düşüyor.. ve gözlerimi ağrıtıyordu.. zaten ben kendimi bildim bilei çiziyorum... ilk okul dörtten ta askere kadar hep bir dergide karikatürist olmayı hayal ettim.. ama olmadı... lise birdeyken SUAT ÖZKAN eskizlerime baktı.. yüzyüze hiç görüşmedim onunla.. dost aracılığı ile.. "hikayeler iyi ama çizimler acemi" demiş.. doğrdu da demişti.. o zamanlar lise birdeydim.. çizimler acemiydi.. gençtim.. toydum.. sonraları tekrar LEMAN dergisine çizimlerimi gönderdim.. zarfın içinde sayfalar dolusu çizimlerimi iadeli tahadütlü ( nasıl yazılıyor bilmiyorum ) gönderdim....çok da fazla göndermedim elbet.. ama belli aralıklarla gönderdim işte.. iyi demediler.. kötü de demediler.. hiç bir şey demediler.. hiç gidip de bizzat görüşme fırsatımda olmadı.. zaten vazgeçtim sayılır..



askere gitmeme bir kaç yıl kala ORHAN VELİ KANIK'la tanıştım.. o an anladım ki ben şiirlere de aşığım.. ORHAN VELİ KANIK'ı okurken o adamın ince ruhlu, harika bir insan olduğunu hissettim.. ORHAN VELİ KANIK'ın resimlerini bir kez olsun bile bakmadım.. özellikle bakmadım.. çünkü onun suretini kafamda çizmiş bulundum.. böyle kalsın istedim..



en çokboş olduğum.. yani kafamın içinin sadece ilham perileriyle dolduğu vakitler sadece sonbahar vakitleridir.. benim en ama en sevdiğim mevsim.. yağmur altında ıslanırsın böyle.. çok severim.. bazen gerçekten de o yağan yapmurun kutsal olduğuna inanırım.. diğer mevsimlerde birikmiş günahlarımızı alıp götüren, bizi arındıran kutsal bir yağmur olduğuna inanırım... hayatımda olmazsa olmazlarım vardır.. bunalrdan biri sonbahar. ve yağmurlar.. diğerleri ise şöyle sıralanıyor... sigaram, kolam-kahvem ve elbetteki sırt çantam..
çantamın içinde enelr olduğunu bilmek ister misiniz?



- fazladan iki paket sigara..
- iki adet çakmak
-birazcık para
-küçük bir çanta içinde kuru boyalarım.. 120 küsür bi şey.. her an bi şey çizmek isteyebilirim..
- deodarantım
-ilaçlarım (aspirin, vitamin felan )
- her an okunabilecek çizgiroamn kitabı.. yeni eski farketmez.. her zaman okunma gibi bi özelliği vardır çizgiroamn kitaplarının..
-bir dosya dolusu eskiz.. ve boş sayfalar.
-bir küçük el feneri..
-bazen traş makinem
-bilgisayar manyağı olduğum için.. cd çantam... içinde boş cdler.. mp3ler..programlar var..
param osla bi de laptop alacağım.. ama o kadar kazanan bi insan değilim..
-iki adet güneş gözlüğü.. ikiside aynı.. biri yedek.. kırılırsa diye..

zaten çanta deprem çantası gibi olmuş gerçekten... pek bie şey demiyorum kendime.. bazen yuh diyorum.. ama ihtiyacım olan şeyler.. bi kadın kol çantasında nasıl makyaj malezemesini.. onu bunu taşıyorsa.. amaaann neyse.. :)

hayatımda hiç pişman olmadığım.. asla da pişmanlık duymayacağım tek şey sanırım askere gitmek oldu... çok güzel şeyler yaptım orda.. yaptığım en doğru şey askere gitmek oldu gerçekten de... askerliğimi Ankara Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda yaptım.. benim görevim ne miydi.. ne değildi ki.. elbet silah tutarak yapmadm askerliğimi.. keşke doğuda da yapsaydım.. isterdim.. katkoğuş görevlisiydim anacım.. sonracığıma yazıbüro da görevliydim.. yazıcıydım ben.. sorna garsondum.. daha bi sürü şey yaptım tabi..



hayatımda ilk defa bilgisayara dokunmamış olsam bile.. bilgisayar başına vermeleri beni gerçekten de çok güzeldi.. "taburu çıkar.. şunları yaz.. bölük komutanına gitçen.. ordan tabur komutanına.. durma... yazmaya başla.." o aralar işte klavyem gelişti bayağı bi.. yazıbürodaki arkadaşlarla yapılan muhabbetler iyiydi.. tabi beni yazı büroya gökten almadılar.. ordaki arkadaş sayesinde olmuştu.. serhat diye bi arkadaş.. selam olsun ona burdan.. çok güzel bi insandı.. istanbullu birisi..



garsonlukta yapmıştım.. yüksek rütbeli subaylarımızın gelip yemek yediği yerde onlara hismet ettim.. çünkü onlar devamlı çalışıyordu.. belki size öyle koaly ve basit gelebilir ama bir asker asla boş durmaz.. aldığı parayı boşuna almaz.. (babam emekli astsubay benim.. amcam da öyle.. allah rahmet eylesin yükü babam da öyleydi.. kuzenim de şu anda marmariste astsubay.. ben bi şey olamadım.. :) )



tabi askerde en çok salladığım anlar kolahanede geçri.. orda diğer arkadaşlarımın yıkanan elbielerini ütülerdim.. hadi koçum çabuk bitir felan derken. .iki kişi yapardık biz bu işi.. yakup diye süper bi arkadaşım vardı.. onunla beraber.. çamaşırlar yıkanırdı makinede.. biz hemen kaytarırdık o ara.. kafetaryada bi şeyler yer.. içer.. turlardık.. sorna gelirdi ütü zamanı.. haydaa başlayın bakalım.. :) bi de o 40 kişinin bir takımı olmazdı.. bi sürü ıvır zıvır vardı.. onları ütüle.. üç kat yukarı taşı.. 30 X 3 desek.. 90 kıyafet.. takım felan.. her hafta sonu.. :)



tabi askerdeyken ben bi de gitarla tanıştım.. vay be dedim gitar.. zaten istiyordum çalmasını.. herkes çalıyordu.. hani böyle görüyorsunuz ya gitar çalanları.. waowww!! felan diyordum ben.. ama anladım ki o kadar da özel bi şey değil çalmak.. tabi güzel bi şey.. ama hani büyük insanlar gitar çalıyor felan.. amaan neyse işte anladınız.. gitarı orda tanıdım.. şimdi çok güzel bi gitarım var.. ağustos böceği gibi çalıyorum durmadan.. tıngır!!tıngır!!! :) bestem bile var yav.. :D

benzer yazılar

Related Posts with Thumbnails